ERDEM ALKAN

Drupal geliştiricisi, Fotoğraf tutkunu, Galatasaraylı, Kimyager,
C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı...

Kahve bahane mi?

Kahve bahane mi?

Alkan kullanıcısının resmi

"Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır." atasözümüzü hepimiz biliriz. Bunu yaşanmışlıklarımızla doğrulayabiliriz ancak aksi bir durum da söz konusudur. Hatır mıdır kahveyi içiren yoksa kahve midir hatırı olan. Sonuçta Türk Kahvesi'nden bahsediyoruz. Öyle her zaman içilebilen bir şey değildir günümüz granül kahveleri gibi(bkz: reklam yapmadım). Çeşitli ortamlarda içilebilir... Hatırı kalmasını istediğiniz biri ile içersiniz veyahut kahve falı baktırmak için ya da alkol sonrası ayılmak için -tabi kahve yapabilecek ayık biri varsa ortamda :)- içebilirsiniz...

Ben bu yazıda "rakı sonrası içilen acı kahve" den bahsedeceğim. Sevdiğiniz kişilerle olur bu eylem. Derin konular konuşulur ya da konuşulmaz hiç. Öylece gözlerinin içine bakarsın karşındaki kişinin. Başka alemlere dalarsın.
Tabi o ortamı pekiştiren diğer şeyler vardır. Meze ve yemek gibi. Yemek önemlidir, bir de o yemekte emeğiniz varsa değmeyin keyfinize.

Neyse fazla uzatmayalım, bu ortamı yaşayan bilen sen zaten çoktan kendini koydu ortamın içine.

Zaman geçtikçe alkolün verdiği etkiyle sofradakiler gevşer, konuşmalar kaymaya gözler kısılmaya başlar. Otururken güzeldir her şey. Ne zaman ayağa kalkarsın işte o zaman.... Halbuki ne de güzeldi otururken "ben ayık" ım nidaları değil mi?

Rakı ile birlikte artık mezeler, el emeği göz nuru yemekler de yenmiştir. Artık her şeye çok farklı tepkiler vermeye başlarsın. Televizyonda görebileceğin bir şeye gözlerini patlatabilir, ooovvvv gibi sesler çıkartabilirsin mesela. Evet o durumda gözleri patlatabilirsin :)

Hatta bazen o anların videosunu çekersin, daha doğrusu senin alkollüyken yaptıklarını çeker karşındaki daha sonra espri malzemesi olasın diye.

Birkaç kadehten sonra olmuşsundur artık sen. Baş dönmeleri başlar, sıcak basar veyahut miden bulanır yavaş yavaş. İşte karşındaki kişinin ayık kalmış olması bu noktadan sonra önemlidir. Yeteri kadar eğlendikten sonra artık seni ayıltma vakti gelmiştir. Karşındaki soğuk havaya başvurabilir mesela. Balkon pencere neresi varsa seni çıkartır oralara. Tabi ayılmaya çalışırken sağlam şekilde üşütebilirsin de. Kısmet artık.

Olmadı bir diğer ayıltma metodu girer devreye. Evet bu kadar şeyi boşuna anlatmadık değil mi? O metod Türk Kahvesi'dir. Kahve yapılan kişinin hali önemli olsa da burada kahveyi yapacak kişi çok önemlidir. Hayatında ilk kez kahve yapan biri olursa eyvah eyvah. Kahveyi içmeden bile ayılabilirsin. Nerden mi biliyorum. Bizim bi arkadaş vardı ordan ;)

Gelelim esas konuya. Böyle bir ortamda içilen kahvenin kırk yıl hatırı vardır ya da olmalıdır elbette. Diğer taraftan kırk yıl hatırı kalacak biri olmasa karşındaki kişi, olay o kahveye kadar gider miydi? Ne dersin? Sen çıkabildin mi işin içinden?

Yeni yorum ekle

Bu alan yönetici hariç kimse ile paylaşılmayacaktır.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
By submitting this form, you accept the Mollom privacy policy.